Mürekkep ve Köz: Bir Şairin Hesabı'ndan

Bedenim silah tutan bir çift elle katledilirken, Sen sesini kes dedin, Oysa sen kendini Tanrı sanardın değil mi? Sanki 2000 yıl önce doğmuşsun gibi! Ben bu yere yeni alışırken! Daha doyamadan! Çiğneyip geçtin beni! İnsansızlıklarınız ağır geldi Dünya'ya! Siz gidin, en iyisi Mars'a! Bir ağıt yakarım, gençliğe, kaybolan tebessümlere! Bin ağıt yakarım, yaşanamayan hayatlara, katledilip unutulanlara! Sana da teşekkürler be Dünya! Suç senin değil, buraya bu insanları koyanda! Kim demiş ki cehennemi yaratmak için insanları yarattım! Kim demiş ki insanlıktan büyük şeytan yoktur diye! Kimse demedi, bir kişi de Dünya'nın avukatlığını üstlenmedi! Beni biraz kendine yakın tut Dünya. Az kaldı şeytanın avukatları kol gezerken, Seni tanımayanlarla kol kola yürürken, Doğayla yeniden doğacağız.
Bir ağıt yakarım, gençliğe, kaybolan tebessümlere! Bin ağıt yakarım, yaşanamayan hayatlara, katledilip unutulanlara!
Toplumsal şiddete ve insanlığın kaybedilen değerlerine karşı bir ağıt. Doğayla yeniden doğuş umudunu taşıyan bu şiir, Valsanat Dergisi 51. Sayı'da yayımlanmıştır.
Tamamını okumak için
Kitabı Satın Alİçimdeki bütün çığlıkları sessizce haykırdım, Yazdım çünkü vardım!...
Biraz daha dursaydın, anlasaydın. Sen de hayatı bilemeyenlerdensin....
Dünyadaki Siyonist nefesi iliğime kadar hissediyorum. Kötülük, kuralsızlık, adaletsizlik tamtamları ...
Bu satırlar kendi iç devriminizde nasıl bir yankı buldu? Düşüncelerinizi uluorta yazmak yerine, doğrudan yazarla paylaşın.

Sitede yayınlanmayan şiirleri sadece aboneler okur. Bazı metinleri herkese açık paylaşmıyorum. Yeni şiirler doğrudan e-posta ile gelir.
Spam yok. İstediğiniz zaman ayrılabilirsiniz.